2004 SAYILI İİK MADDE 124 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/16355

K. 2005/19988

T. 17.10.2005

• İHALENİN FESHİ ( Mahkemece Diğer Fesih Nedenleri İncelenip Sonucuna Göre Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

• FESİH NEDENLERİ ( Mahkemenin İhalenin Feshine İlişkin Gerekçesinin Yerinde Görülmediğinden Diğer Fesih Nedenleri İncelenip Sonucuna Göre Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

2004/m.124/3

ÖZET : Somut olayda alacaklı yönünden anılan koşullar oluştuğuna göre mahkemenin ihalenin feshine ilişkin gerekçesi yerinde görülmemiştir. O halde mahkemece diğer fesih nedenleri incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : İİK.nun 124/3. maddesinde ( arttırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın tahmini kıymetinin %20’si nisbetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdii etmeleri şartnameye yazılır. ) Aynı maddenin son bendinde ise ( satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı nisbet miktarında ise arttırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz. ) hükümlerine yer verilmiştir.

Kesinleşen alacağı nedeniyle taşınmaza haciz koydurmuş olan alacaklının alacağı yukarıda yazılı oranları karşılıyorsa, adı geçen, arttırmaya katılabilmek için teminat göstermekle yükümlü değildir. ( Prf. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sayfa 557. ) ( Talih Uyar İhale ve İhalenin Bozulması 1. cilt sayfa 495 v.d. )

Somut olayda alacaklı yönünden yukarıda anılan koşullar oluştuğuna göre mahkemenin ihalenin feshine ilişkin gerekçesi yerinde görülmemiştir. O halde mahkemece diğer fesih nedenleri incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ),17.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

2004 SAYILI İİK MADDE 124 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/14141

K. 2011/13783

T. 30.6.2011

• SATIŞ MEMURUNUN GÖREVİ ( Taşınmazın Bulunduğu Yerin Adetlerine Göre En Elverişli Tarzda Artırma Şartlarını Tespit Edeceği – Taşınmaz Satışlarında da Uygulanması Gereken İ.İ.K.nun 114/2. Md. Çerçevesinde Hareket Edileceği )

• ARTIRMA ŞARTLARI ( Satış Memurunun Görevi – Taşınmazın Bulunduğu Yerin Adetlerine Göre En Elverişli Tarzda Artırma Şartlarını Tespit Edeceği/Taşınmaz Satışlarında da Uygulanması Gereken İ.İ.K.nun 114/2. Md. Çerçevesinde Hareket Edileceği )

• SATIŞ İLANI ( “Satış İlanının Köy Muhtarlığında İlan Edilmesine” Karar Verilmesine Rağmen Köyde İlan Yapılmadığı Gibi Taşınmazların Bulunduğu Mahallede de İlan Edilmemesinin İsabetsizliği )

• İHALENİN FESHİ ( Satış Memurunun Satış İşlemlerine Yasanın Öngördüğü Özeni Göstermediği ve Zarar Unsurunun da Oluştuğunun Tespit Edildiği – Mahkemece İhalenin Feshine Karar Verilmesi Gerektiği )

2004/m.114/2,124/1,126/son

ÖZET : İ.İ.K.nun 124/1. maddesi gereğince satış memuru taşınmazın bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder. Aynı Kanunun 126/son maddesinin göndermesi ile taşınmaz satışlarında da uygulanması gereken İ.İ.K.nun 114/2. maddesinde de ( ilanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılamayacağı icra müdürlüğünce alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur )düzenlemesine yer verilmiştir.

Satışı yapılan taşınmazlar Bursa ili, Mudanya ilçesi, Güzelyalı mahallesinde bulunmaktadır. İcra müdürlüğünün satış kararında: “Satış ilanının köy muhtarlığında ilan edilmesine” karar verilmesine rağmen, köyde ilan yapılmadığı gibi, taşınmazların bulunduğu Güzelyalı mahallesinde de ilan edilmemiştir. Bu eksiklik sebebiyle satış memurunun satış işlemlerine yasanın öngördüğü özeni göstermediği ve zarar unsurunun da oluştuğu tespit edilmiştir. O halde mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukanda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : İ.İ.K.nun 124/1. maddesi gereğince satış memuru taşınmazın bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder. Aynı Kanunun 126/son maddesinin göndermesi ile taşınmaz satışlarında da uygulanması gereken İ.İ.K.nun 114/2. maddesinde de ( ilanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılamayacağı icra müdürlüğünce alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. )düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; satışı yapılan taşınmazlar. Bursa ili, Mudanya ilçesi, Güzelyalı mahallesinde bulunmaktadır. İcra müdürlüğünün 19.11.2009 tarihli satış kararında: “Satış ilanının köy muhtarlığında ilan edilmesine” karar verilmesine rağmen, köyde ilan yapılmadığı gibi, taşınmazların bulunduğu Güzelyalı mahallesinde de ilan edilmemiştir. Bu eksiklik sebebiyle satış memurunun satış işlemlerine yasanın öngördüğü özeni göstermediği ve zarar unsurunun da oluştuğu tespit edilmiştir. O halde mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 30.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

2004 SAYILI İİK MADDE 124 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/33354

K. 2011/15606

T. 7.7.2011

• İHALEYE KATILMAK İÇİN BELİRLENEN TEMİNAT ( Alacaklının Alacak Miktarı Teminatı Karşılamaya Yeterse Ayrıca Teminat İstenemeyeceği – Alacak Miktarı Teminatı Karşılamaya Yetmezse Eksik Kısım Tamamlattıralak İhaleye Kabul Edileceği )

• ALACAKLININ İHALEYE KATILMAK İÇİN YATIRACAĞI TEMİNAT ( Alacak Miktarı Teminatı Karşılamaya Yeterse Ayrıca Teminat İstenemeyeceği – İhale Tarihinde Alacağın Teminat Miktarını Karşılayıp Karşılamadığının Tespit Edileceği )

2004/m.124/3,4

ÖZET : Satışa konu taşınmazın değeri bilirkişi raporuna göre tespit edilmiş, gayrimenkul açık artırma ilanı ve şartnamesinde artırmaya iştirak için alınacak teminat da belirlenmiştir. İhaleye katılmak için belirlenen teminatın yatırılması zorunludur. Alacaklının alacak miktarı teminatı karşılamaya yeterse ayrıca teminat istenmez. Eğer alacak miktarı, teminatı karşılamaya yetmezse, bu durumda eksik kısım tamamlattırılarak ihaleye kabul edilir. İhale tarihinde alacağın teminat miktarını karşılayıp karşılamadığı tespit edildikten sonra karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : İIK’nun 124/3. maddesi gereğince, artırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır. Aynı kanunun 124/4. maddesine göre satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı, yukarıdaki fıkrada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.

Somut olayda, satışa konu taşınmazın değeri 15.8.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre 180.000 YTL. olarak tespit edilmiş, gayrimenkul açık artırma ilanı ve şartnamesinde artırmaya iştirak için alınacak teminatın 36.000 YTL. olduğu belirlenmiştir. Bu durumda ihaleye katılmak için belirlenen teminatın yatırılması zorunludur. Dosya alacaklısının alacak miktarı teminatı ‘karşılamaya yeterse ayrıca teminat istenmez. Eğer alacak miktarı, teminatı karşılamaya yetmezse, bu durumda eksik kısım tamamlattırılarak ihaleye kabul edilir.

O halde mahkemece, bu yöndeki şikayet incelenerek, ihale tarihinde dosya alacaklısının alacağının, teminat miktarını karşılayıp karşılamadığı tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.366. ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 7.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

2004 SAYILI İİK MADDE 124 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2004/12-637

K. 2004/612

T. 24.11.2004

• İHALENİN FESHİ TALEBİ ( Teminat Yatırmayan Kişinin Taşınmaz İhalesine Katılamayacağı – Bu Kişilere Yapılan İhalenin Feshi Gereği )

• TEMİNAT YATIRMA ŞARTI ( Taşınmaz İhalesine Katılabilmek İçin – Teminat Yatırmayan Kişiye Yapılan İhalenin Feshi Talebi )

• HACİZLİ TAŞINMAZIN İHALESİNE KATILMAK İÇİN TEMİNAT YATIRILMASI ŞARTI ( Teminat Yatırmayan Kişiye Yapılan İhalenin Feshi Talebi )

2004/m.124,133,134

ÖZET : İ.İ.K.’nun 124. maddesi uyarınca artırmaya iştirak edecek olanların taşınmazın muhammen kıymetinin % 20’si nisbetinde pey akçesini veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri zorunludur. İhale şartnamesi ve ilanda ihaleye katılacakların anılan yasa koşulları çerçevesinde teminat göstermeleri belirtilmiştir. Bu duruma rağmen 10.10.2003 tarihli ihaleye katılan O. ve B.’nin yasada ve satış ilanında öngörülen biçimde teminat gösterdikleri kanıtlanmamıştır. Nitekim bu kişilerle ilgili ek tutanağın teminatla ilgili kısmında teminat alındığına ilişkin ibare yer almadığı gibi, dosya içerisinde teminat alındığına ilişkin herhangi bir yazılı belge de bulunmamaktadır. Teminat göstermeyen adları geçen kişilerin ihaleye katılmaları mümkün olmadığından, bu kişilerin ileri sürdükleri pey geçersiz olacağı cihetle, icra müdürlüğünce taşınmazın İ.İ.K.’nun 133. maddesi gereğince yeniden ihaleye çıkarılması gerekirken, ikinci pey süren sıfatı ile bu kişilere ihale yapılması doğru değildir. Mahkemece, yasal teminat yatırıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı halde, varsayıma dayalı olarak İcra müdürünün işlerin çokluğu nedeniyle tahsilat makbuzu kesmediğinden bahisle, şikayetçinin bu yöne ilişkin şikayetinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasındaki “ihalenin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 28.01.2004 gün ve 2003/1257 E., 2004/84 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve müdahil vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 29.06.2004 gün ve 2004113084-17145 sayılı ilamı ile; ( … Sair karar düzeltme istemleri yerinde değil ise de;

İ.İ.K.’nun 124. maddesi uyarınca artırmaya iştirak edecek olanların taşınmazın muhammen kıymetinin % 20’si nisbetinde pey akçesini veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri zorunludur. İhale şartnamesi ve ilanda ihaleye katılacakların anılan yasa koşulları çerçevesinde teminat göstermeleri belirtilmiştir. Bu duruma rağmen 10.10.2003 tarihli ihaleye katılan O. ve B.’nin yasada ve satış ilanında öngörülen biçimde teminat gösterdikleri kanıtlanmamıştır. Nitekim bu kişilerle ilgili ek tutanağın teminatla ilgili kısmında teminat alındığına ilişkin ibare yer almadığı gibi, dosya içerisinde teminat alındığına ilişkin herhangi bir yazılı belge de bulunmamaktadır. Teminat göstermeyen adları geçen kişilerin ihaleye katılmaları mümkün olmadığından, bu kişilerin ileri sürdükleri pey geçersiz olacağı cihetle, icra müdürlüğünce taşınmazın İ.İ.K.’nun 133. maddesi gereğince yeniden ihaleye çıkarılması gerekirken, ikinci pey süren sıfatı ile bu kişilere ihale yapılması doğru değildir. Mahkemece, yasal teminat yatırıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı halde, varsayıma dayalı olarak İcra müdürünün işlerin çokluğu nedeniyle tahsilat makbuzu kesmediğinden bahisle, şikayetçinin bu yöne ilişkin şikayetinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca somut olaya uygulanması gerekli İ.İ.K.’nun 133. maddesinde para cezası öngörülmemesine rağmen, mahkemece şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi de doğru değildir.

Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, yanılgıya dayalı olarak onandığı anlaşıldığından şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir… )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı ve müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 24.11.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi.

yarx

2004 SAYILI İİK MADDE 123 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

E. 1981/12155

K. 1981/17199

T. 16.12.1981

• ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ ( Yabancı Uyruklu Paydaşları )

• YABANCI UYRUKLU PAYDAŞLAR ( Ortaklığın Giderilmesi )

743/m.627

1086/m.569,570,571

2004/m.114,115,123,124

ÖZET : Taşınmazın ortaklığının giderilmesi sonucunda yapılacak satışın paydaşlar arasında yapılabilmesi için taşınmazın satışına tüm paydaşların katılma olanağının bulunması gerekir.

Davalılar Yunan uyruklu olup Türkiye’de mal edinemiyeceklerinden, satışa katılmalarına olanak bulunmadığından mahkemenin umum arasında satışa karar vermesi doğrudur.

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, bir parça taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme umum arasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, dava konusu taşınmazda Yunan tebalı davalılarında paydaş olduğunu, beyanla hissedarlar arasında satılmak suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalı taraf satışı kendilerininde istediğini belirtmiş, ancak satışın hissedarlar arasında mı yoksa umum arasında mı olmasını istedikleri hususunda herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Satışın hissedarlar arasında yapılabilmesi için, taşınmazın satışına tüm hissedarların katılma olanağının bulunması gerekir. Davalılar Yunan tebalı olduğuna göre Bakanlar Kurulu’nun 2.11.1964 gün ve 6/3801 sayılı kararı uyarınca Türkiye’de mal iktisap edemiyeceklerine göre satışa katılmaları mümkün değildir. Bu itibarla davalıların duruşmadaki “satışı biz de istiyoruz” ifadesini umum arasında satışı istiyoruz anlamında kabul etmek gerekir. Ortaklığın giderilmesi davaları çift taraflı davalardır. Bu bakımdan davalılar da, davacı gibi aynı hakkı haizdir. Mahkeme umum arasında satışa karar vermekle davalıların belirtilen isteği karşısında, talep dışına çıkmış sayılamaz. Bu nedenlerle mahkemenin kararı usul ve Yasa’ya uygun olduğundan ( ONANMASINA ) ve taşınmaz malın satış bedelinden hissesine düşecek paranın binde beşi nisbetinde hesaplanacak onama harcından peşin alınan 500 liranın mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı, hissedarlar arasında yapılacak satışla ortaklığın giderilmesini istemiştir. 10.9.1980 tarihli oturumda davacı vekili taşınmazın paydaşlar arasında açık artırma ile satışını istediklerini açıklamış ve davalılar vekili bu açıklama üzerine aynen ( müvekkillerimizin Merkez Bankası’nda çok yüksek miktarda bloke hesapları vardır. Satışa iştirak edeceklerdir ve bu bloke hesaptan tediye yapacaklardır ) şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı vekilinin bu beyanı, dava dilekçesinde yapılan talebe, davacı vekilinin duruşmadaki açıklamasına karşı yapılmıştır. Talep ve açıklama hissedarlar arasındaki satışa ait bulunmakla, davalılar vekilinin beyanı da buna yönelik olmak gerekir. Davalılar vekilinin talep ve açıklamayı karşılamak için bildirdiği satışa iştirak edecekleri hakkındaki beyanı, ortaklığın hissedarlar arasında değil umuma açık olarak satış istemi şeklinde kabul etmek mümkün değildir. Satışın umuma açık olarak yapılmasının kabul edilebilmesi için bu cihetin sarahatan talep edilmesi icap eder. Böyle bir talep ise dosyada yoktur. Kaldı ki, yargılamada yapılan bir beyan yeterli değilse açıklığa kavuşturulması ve davalıların bu husustaki savunmalarının alınması mümkündür. Beyanı, kabulü mümkün olmayacak şekilde yorumlamak ve bu yorumlamaya göre hüküm tesis etmek yerinde değildir. Dava taşınmazın kabili taksim bulunduğu takdirde taksimi, değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesi şeklinde açılmadığından olayda M.K.’nun 628. maddesinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Mahkeme talep ve savunma ile bağlıdır. Satışın umuma açık olarak yapılması hususunda bir talep yoktur. Mahkemenin talebin dışına çıkarak, taşınmazın umuma açık olarak satışının yapılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermesi Kanun’a aykırıdır. Bu nedenlerle davalıların Yunan uyruklu olmaları ile taşınmaz iktisap edip edemiyeceklerinin aranmasına lüzum bulunmamaktadır. Nihayet davalıların iktisabı mümkün değilse davacının paydaşlar arasında satış hakkındaki talebi iyi niyetle bağdaşmıyacağından davanın reddi gerekir. Bu cihetler gözönünde tutulmadan taşınmazın umuma açık olarak satılmak suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi Usul ve Kanun’a aykırıdır. Ekseriyetin umuma açık onama kararına bu nedenlerle karşı olup hükmün belirtilen sebeplerle ( BOZULMASI ) oyundayız.

Başkan Üye

M.Raşit DERELİ Mehmet KAYA

2004 SAYILI İİK MADDE 123 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/9620

K. 1997/10139

T. 7.10.1997

• İZALE-İ ŞÜYU KARARLARINA DAYANILARAK YAPILAN SATIŞ İŞLEMLERİ ( İcra İflas Kanunu Hükümlerine Göre Yapılması )

• SATIŞ HAZIRLIKLARI SIRASINDA YAPILMASI GEREKEN KIYMET TAKDİRİ ( Satışın İzale-i Şüyu Davasına Hasren Belirlenmiş Kıymet Takdirinin Esas Alınması )

• KIYMET TAKDİRİNİN ESAS ALINMASI ( İzale-i Şüyu Davasına Hasren Belirlenmemesi )

1086/m.571

2004/m.123

743/m.627,628

ÖZET : Mahkemenin izale-i şuyu kararına dayanılarak yapılan satış işlemleri icra iflas kanunu hükümlerine göre yürütülür. Satış hazırlıkları sırasında yapılması gereken kıymet takdiri gerçekleştirilmeden, satışın izale-i şuyu davasına hasren belirlenmiş olan kıymet takdiri esas alınarak yapılması isabetsizdir.

DAVA : Mahkemece verilen hükmün müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 1.8.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA : İzale-i şuyu kararına dayanılarak ihale yapılmıştır. HUMK 571. maddesi gereğince, satış işlemleri İİK hükümlerine göre yapılır. Satış hazırlıkları sırasında yapılması gereken kıymet takdiri gerçekleştirilmeden izale-i şuyu davasında, o davanın koşulları için gerekli olan ve davaya hasren yapılmış kıymet takdiri esas alınarak satış yapılması isabetsizdir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 7.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

2004 SAYILI İİK MADDE 123 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/9423

K. 1997/10307

T. 8.10.1997

• KIYMET TAKDİRİ ( Borçlunun İtirazı Üzerine Yeni Bedel Tesbiti/Tarafların Gelmemesi Nedeniyle Açılmamış Sayılmasına Karar Verilmesi – Borçluya Tebliğ Yoluyla Kesinleştirilmesi Zorunluluğu/İhalenin Gerçekleştirilemeyeceği )

• İHALENİN FESHİ ( Borçlunun İtirazı Üzerine Yeni Bedel Tesbiti/Tarafların Gelmemesi Nedeniyle Açılmamış Sayılmasına Karar Verilmesi – Borçluya Tebliğ Yoluyla Kesinleştirilmesi Zorunluluğu )

• MÜRACAATA BIRAKILAN DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASI ( Kıymet Takdirine İtiraz – Borçluya Tebliğ Yoluyla Kesinleştirilmesi Zorunluluğu/İhalenin Gerçekleştirilemeyeceği )

2004/m.123

1086/m.409

ÖZET : Satış konusu taşınmazın icra müdürlüğünce saptanan tahmini bedeline borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, mercice bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir bedel elde edilince, merci taraflar gelmese de uyuşmazlığı çözümleyerek mahcuzun kıymetini belirler biçimde karar vermek yerine dosya müracaata bırakılıp bilahare de açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve bu karar den kesinleşmemiş kıymet takdiriyle taşınmazın ihaleye çıkarılması isabetli değildir. İhalenin feshine karar verilmelidir.

DAVA : İlgili merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahalinden daireye 28.7.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, icra müdürlüğünce satışa konu taşınmazın tespit edilen tahmini bedeline borçlu tarafından merci nezdinde itiraz edilmiş ve yeniden kıymet takdiri yapılması istenmiştir. İtiraza konu ilk bedel 2.278.500.000 TL’den ibaret iken, mercice yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda taşınmazın 2.552.429.000 TL’ye yükseltildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki merci mevcut duruma göre taraflar gelmeseler bile uyuşmazlığı çözümleyerek mahcuzun kıymetini belirler biçimde karar vermesi gerekirken, HUMK’nin 409. maddesi uyarınca dosyayı müracaata bırakarak 3.3.1996 tarihinde de açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Anılan bu karar borçluya tebliğ olunmamış ve bu suretle kesinleşmemiştir. Kesinleşmemiş bir kıymet takdiri mevcut iken ihalenin gerçekleştirilmesi söz konusu olamaz. Mercice bu husus göz önüne alınarak ihalenin feshine karar vermek gerekirken, borçlu isteminin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 8.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 43 takipçiye katılın